2 Nisan 2009 Perşembe

Adı Yalnız















Cuma’nın ertesi

İnce ince damlayan damlaların sabahı gibiydi Cumartesi

Sebepsiz gülüş kasırgaları
güneşi daha da efkarlandırmıştı sanki
Oysa haber bültenlerinde hava ay’lıydı…

Efkar yoktu…

İşte o an İçim ısınıverdi hayata
tebessümler,
İnce rötuşlar
Duman duman

Ruhumun balına kaymak katan
o narin kırıtışlar
bir kuğu gibiydi Ankara’nın Kuğulu Parkı’nda

yalnızken özledim yalnızsızlığımın şehrini…


Hiç kendi yalnızlığın ile seviştin mi

Nefes nefese kaldın mı

Gerildin

Diken diken

Bacaklarını karnına kadar çekiverdin

O tarifesiz haz ile
Zevkten hiç sırtını tırmaladın mı
İz bıraktın mı

Acının anısını kirli duvarlara yansıtın mı

Terledin…

Pıtır pıtır…
Avucunda bir buz parçası

Tüm çıplaklığı ile usulca eridi mi

Vakit geçirmeden

Keşke demeden

Atıp onu ağzına çiğnedin mi

Islak parmaklarını saç tellerine götürüp

Farklı notalara bastın mı
Tınıyı hissettin

Ettin ettin

Evet…

aslında sen de biliyordun bunun nasıl bir şey olduğunu…

Ama tek hatan
isminin YALNIZ olduğunu kabullenememendi…

Kaynak KARTOĞLU

21.02.2009
Mecidiyeköy…

4:59 p.m.

Hiç yorum yok: